Krallar Kralı Ozymandias

Binlerce yıllık insanlık tarihinde milyonlarca kral yaşadı, hüküm sürdü ve doğanın gereği olarak hayata gözlerini yumdu. Bazıları yakılmayı, bazıları mumyalanmayı ve bazıları da kuru toprağın altında sonsuza kadar uyumayı tercih etti. Tarihin bu haşmetli krallarından biri de İngiliz yazar Percy Percy Bysshe Shelley‘in Ozymandias adlı şiirine (sone) konu olmuştu. İlk olarak John Hunt ve Leigh Hunt‘ın kurduğu The Examiner adlı haftalık dergide 11 Ocak 1818 yılında yayınlanan bu şiir, daha sonraları sanat çevreleri tarafından büyük bir ilgiyle okundu. Günümüzde bile birçok popüler kültüre konu olan olan Ozymandias’ın sinema, dizi ve edebiyat alanlarındaki etkisini görmek mümkün. Örneğin dünyaca ünlü yabancı dizi Breaking Bad‘in beşinci sezonunun on dördüncü bölümüne Ozymandias adı verilmişti. Dizinin o bölümünü izleyenler eminim Ozymandias ve dizinin başrolü arasında kuvvetli bir bağ kuracaktır. Aynı şekilde 2009 yapımı Watchmen adlı filmin baş karakterlerinden biri de Ozymandias idi. Bu filmde de Ozymandias’ı zengin ve dünyanın en güçlüsü olmak isteyen bir karakter olarak görüyoruz. Saydıklarımızın dışında Ozymandias, geçmişte ve günümüzde birçok alanda kendinden söz ettiriyor.

ozymandias2

Peki büyük Kral Ozymandias gerçekte kimdi? Anlatılanlara göre Shelley, antik Mısır Firavunu İkinci Ramses‘ten esinlenerek bu şiiri yazmaya karar verdi. Olayın bir çölde geçmesi ve yapılan tasvirlerin Mısır kültürüne yakın olması bu iddiayı güçlendiriyor.  Birçok kaynakta da Mısır Firavunu II. Ramses’in antik dönem Yunan uygarlığında ‘Ozymandias’ olarak bilindiği yazmaktadır.

Ozymandias’ı yazmaya 1817 yılının sonlarına doğru başlayan Shelley, eserini geliştirmeye o kadar heveslendi ki İtalyan Giovanni Battista Belzoni‘den Ramses’in mezarını görmek için yardım istedi. Eserini tamamlayıp şiiri meslektaşı Horace Smith‘e gönderdikten sonra Smith de “Ozymandias” konulu bir sone yazdı. Smith’in sonesi Shelley’in sonesinden birkaç hafta sonra aynı dergide yayınlandı. İki şiir de tanıdık bir mesaj veriyordu: Güç ve kuvvet, imparatorluklar ve krallıkların hepsi geçicidir. İnsanın kendisi ve yarattığı onca eser bir gün çürümeye mahkum bırakılacaktır.

ozymandias1

İşte o meşhur sonenin dizeleri ve Krallar Kralı Ozymandias‘ın kısa hikayesi:

Eski bir ülkeden bir yolcuya rastladım
Dedi ki; koca bir anıtın iki ayağı duruyor;
Çölün tam ortasında, kumların tam üzerinde.

Yarı batmış, kaşları çatık yüzüyle bir baş
Büzülmüş dudaklarıyla sanki sesleniyor.
Yontucunun nice tutkularını yakalayıp,
Şimdi bile yaşayan bu cansız şeylere aktardığı
Elleriyle taklit ettiği ve kalbiyle beslediği
Anıtın kaidesinde şunlar okunuyor:
“Ben Krallar Kralı Ozmandias’ım.”
“Ey güçlü olan, şu yaptığım işlere bak ve titre.”

O tarihi anıtın, uçsuz bucaksız çevresinde
Arasan sadece koca bir gövde ve kalıntılar
Başkaca uzanıp giden yalnızlık ve kumlar…


Kaynak: VikipediAntoloji.com