Tarih Boyunca Yaşamış En Ünlü 10 Korsan

Korsanlar, denizcilik faaliyetlerinin başladığı yıllardan beri varlıklarını sürdürmektedirler. Tarih boyunca korsanların en etkili olduğu ve en çok korkulduğu dönem, 15. yüzyılda başlar ve 19. yüzyıla kadar devam eder. Korsanlık faaliyetleri günümüzde hâlen devam etmektedir ancak gerek günümüzdeki gemilerin güvenliği, gerekse diğer teknolojik icatlar sayesinde, korsanlar eskisi kadar etkili olamamaktadır.

Tarih boyunca yaşamış ve birçoğunun hayatı kısa sürmüş olan, dünyanın gördüğü en tehlikeli 10 korsanı bu listede;

 10. William Kidd (İskoç, 1645 – 1701)

William Kidd

New York halkına hizmet eden ve hatta şehrine kilise yapılmasında aktif rol alan Kidd, denizleri korsanlardan temizlemek adına başladığı yolculuğu sonrasında kendisini korsan olarak buldu. Başlarda korsanlık kariyerinde yavaşça ilerlerken, bir anda korsan bir ekip tarafından kaptan olarak seçildi. Kendisinin en büyük hatası, Hintli bir gemicilik firmasının gemisine saldırması oldu. Bu saldırısından dolayı başına ödül konulduğunu öğrenmesinin üzerine, hayatı boyunca ele geçirdiği ganimetleri New York şehrinin yakınlarındaki bir adaya gömdü ve bu hazinenin kendi hayatını kurtarma konusunda yardımcı olabileceğini düşündü. Ancak Boston şehrinde karısıyla birlikte yakalanmasının üzerine, yargılanmak için İngiltere’ye gönderildi. Ölüm cezasına çarptırılan Kidd’in idamı, bazıları için acımasız ve adil değildi. Asıldığı darağacında iki kez halatı kopan Kidd, üçüncü halatla idam edildi. Ölümünden sonra cesedinin üzerine zift dökülen Kidd’in cesedi, Thames Nehri’nde zincirlere asılı halde bırakılmıştı.

9. Karasakal Edward Teach (İngiliz, 1680 – 1718)

Edward Teach

Her ne kadar daha başarılı korsanlar olduysa da, Karasakal yaşadığı dönemde geniş bir alana korku salmasıyla ünlenmiş bir korsandır. Kariyerinin zirvesinde 4 gemisi ile 300’e yakın korsanı bulunmaktaydı ve ünlü bir savaş gemisi olan “Scarborough” ile yaptığı deniz savaşından galip gelmişti. Kendisi savaş alanına iki kılıcı elinde, birkaç bıçağı ve tabancası hazır durumda gelirdi. Karayipler‘de kırktan fazla ticaret gemisi yağmalamıştı ve hiç kaçınmadan birçok tutsağı öldürmüştü. Gayri resmi olarak çok fazla karısı olsa da, resmi olarak 16 yaşındaki bir kızla evlenmişti. Karasakal, İngiliz Donanmasıyla yaptığı bir savaşta yenik düştü. Yenilgisinin ardından başı bedeninden ayrılarak idama mahkum edilen Karasakal’ın kafası, diğer korsanlara uyarı amacıyla ABD‘nin Virginia Eyaleti’ndeki Hampton Nehri’nin yakınlarına asılmıştı.

8. Bartholomew Roberts “Black Bart” (Galyan, 1682 – 1722)

Black Bart

Robert’in ekibi, kendisine maceracı cesaretinden dolayı hayranlık duymakta ve kendisini “kurşun geçirmez” lakabıyla anmaktaydı. Robert, korsan olmadan önce bir gemide memur olarak çalışmaktaydı. Çalıştığı gemi Howell Davis tarafından kaçırıldı ve ardından bir şekilde geminin yönetimini Roberts ele geçirdi. Kaptan olmasının üzerine, denizde yön bulma, meydan okuma ve etkileyici olma özellikleriyle, gemideki tayfanın dikkatini hızlıca üzerine çekmişti. Roberts, 400’den fazla gemiyi yağmalamış ve en iyi korunan gemilere bile saldırmıştı. Ünlü korsan, bir İngiliz kaptanı Chaloner Ogle’a karşı yaptığı savaşta yenik düşerek öldü.

7. Henry Every “Uzun Ben” (İngiliz, 1653 – Bilinmiyor)

Henry Every

Every, kariyerine İngiliz donanmasında başlamıştı. İspanya merkezli bir dış ticaret firmasında çalışmaya başlamadan önce irili ufaklı birçok gemiye hizmet etmişti. Bir ayaklanma üzerine kaptanlığı ele geçiren Every, yaşadığı dönemde Kızıl Deniz’in en çok korkulan korsanı olmuştu. Kendisi çok fazla gemi yağmalamamıştı, Hint Okyanusu açıklarında ele geçirdiği iki gemiden topladığı mücevher ve altınlarla birlikte korsanlığı bırakmış ve emekli olmuştu. Her ne kadar korsanlığı bırakmış olsa da Every, hayatı boyunca aranan bir adam olmuştu. Nereye gittiği, ne zaman öldüğü ve ölümünün ardından neler bıraktığı günümüzde hâlâ bilinmiyor.

6. Anne Bonny (İrlandalı, 1700-1782)

Anne Bonny

Ailesiyle birlikte Yeni Dünya‘ya seyahat eden Anne, James Bonny isimli fakir bir denizciye aşık olup evlenmişti. Ancak kocasının beklediği kadar cesur olamamasının üzerine, Nassau’da başka erkekler aramaya başlamıştı. Bu erkekler arasından birisi, ünlü korsan “Calico Jack Rackham”dı. Calico Jack, bir korsan gemisinin kaptanıydı ve Anne Bonny bir erkek gibi giyinip, erkek gibi davranarak Jack’in ekibine katılmıştı. Anne, Jack’in emri altında ve başka bir kadın korsan Mary Read ile birlikte, korsanların arasında saygın bir yere ulaşmış ve kaptanlığa kadar ilerlemişti. Rackham’ın ekibindeyken yakalanan Anne ve Mary, idam cezasına çarptırılmıştı. Ancak ikisi de hamile olduklarını söyleyerek idam cezalarının ertelenmelerini talep ettiler. Mary hapishanede ölürken, Anne kaçmayı başarmıştı. Ancak Anne’nin hapisten kaçtıktan sonra nereye gittiğini kimse öğrenemedi, söylentiler ya evine kocasının yanına ya da babasının yanına gittiği yönündeydi.

5. Sir Henry Morgan (Galler, 1635-1688)

Sir Henry Morgan

Kaptan Morgan, 1600’lü yılların sonunda İspanya’nın Karayip kolonilerini en çok korkutan kaptanlardan birisidir. Göze çarpmadan İngiltere‘nin onayını alarak Jamaikalı bir filonun kaptanı olan Morgan, Karayipler’deki normal düzeni bozmuş ve İspanyol egemenliğine tehdit oluşturmuştu. Morgan’ın korsanlık kariyeri boyunca 400’e yakın gemi yağmaladığı düşünülür. Morgan’ın en büyük başarısı, 30 gemi ve 1200 civarında adamla zengin Panama Şehri’ni ele geçirmesi ve en büyük yağmalamasını gerçekleştirmesidir. Panama Şehri’ne yaptığı bu baskının ardından yakalanmış ve İngiltere’ye götürülmüştür ancak o dönemde İngiltere ve İspanya arasında süren savaş sebebiyle, İngiltere Kralı Charles II, Morgan’ı serbest bırakmış ve Jamaika’ya vali yardımcısı olarak atamıştır. Morgan, ömrünün sonuna kadar Jamaika’da saygın ve varlıklı bir hayat sürmüştür.

4. Francois l’Olonnais (Fransız, 1635-1668)

Francois Lolonois

I’Olonnais naçizane hayatına fakir bir adam olarak, Amerika’da bir çiftlikte sözleşmeli hizmetçilik yaparak başladı. Korsanlık kariyerine başladıktan sonra, I’Olonnais birçok kasabayı yağmalamış ve birçok gemiyi ele geçirmiştir. Yaptığı onlarca saldırının arasında, en büyük ganimeti Venezuela’da Maracaibo kasabasından 200.000 İspanyol Doları yağmalayarak elde etmiştir. Gaddar ve acımasız kişiliği, korsanlık kariyerinde etkili bir rol oynamıştır. Söylentilere göre bir saldırısında İspanyol bir askerin kalbini yediğinden bahsedilir. Kendi ölümü de, en az bunun kadar ürpertici olmuştur. I’Olonnais ve ekibi gemiyle giderken Panama sahillerinde karaya oturmuşlardır ve gemilerini tekrar suya itememişlerdir. Bunun üzerine adada yemek arayışına başlamışlar ancak adanın yerli yamyam kabileleri tarafından yakalanmış ve bu kabileye yemek olmuştur.

3. Sir Francis Drake (İngiliz, 1540-1595)

Sir Francois Drake

Döneminin en ünlü korsanlarından olan Kaptan Drake, İspanyol donanmasını birçok kez yağmalamış, birçoğunu İngiliz kraliçesi Elizabeth I’in emirleriyle yapmıştır. İspanyollar, Francis’in Florida sahillerini yağmalamasını pek çok kez görmüş ve müdahale edememiştir. Francis, Kuzey Amerika’ya giden ilk ingilizlerden birisidir ve Pasifik sahillerinde bir adayı Kraliçe Elizabeth adına ele geçirmiştir. Francis ayrıca Carolina sahillerindeki Ronaoke adalarında başarısız olan ingiliz kolonilerini kurtarmış ve bu kolonileri kendi gemisiyle İngiltere’ye geri göndermiştir. Drake, ömrünün son zamanlarında dizanteri hastalığına yakalanmış ve Panama sahillerinde hayatını kaybetmiştir.

2. Cheung Po Tsai (Çinli, 1800’lerin başları – 1800’lerin ortaları)

Cheung Po Tsai

Cheung Po Tsai, bir balıkçının oğluydu ve korsanlar tarafından kaçırıldı. Karısı da korsanlar tarafından kabul edilmiş ve bir korsan olmuştur. Kariyerinin zirve noktasında Tsai 50.000 adam ve birkaç yüz gemi yönetmiştir (Karayip korsanları bu sayının yanında çok sönük kalır). Guangdong sahillerine korku salan Tsai, ömrü boyunca büyük bir hazine ele toplamış ve bugün kendi adının verildiği küçük bir mağarada saklanmıştır. Çin Hükümeti sonunda Tsai’yi ile tayfasını yakalamayı başarmış ve imparatorun özel donanmasında bir kaptan olarak görevlendirmiştir. Tsai, geri kalan ömründe Çin Hükümeti’nin emirlerini yerine getirmiş ve birçok korsan gemisinin yakalanmasında yardımcı olmuştur.

1. Ching Shih (Çinli, 1785-1844)

Ching Shih

İsmi ayrıca Cheng I Sao olarak bilinen Ching Shih, en başarılı ve en büyüleyici kadın korsanlardan birisiydi. Kocasıyla eşit yetkilere sahip olan Shih, kocasının ölümünden sonra bütün yetkileri kendisinde toplamıştır. Kocasının ölümünden sonra evlatlık oğlunu ikinci kaptan yapmıştır. Eski hayatında fahişe olan Shih, korsanlık kariyerinin zirvesinde 1500’den fazla gemiye ve 80,000’den fazla adama emir vermiştir. Güney Çin Denizi’nin sahillerinde birçok kasabayı soymuş ve vergiye bağlamış, gemileri yağmalamış ve emrindeki adamlara çok katı davranmıştır. Shih, kocasının ölümünden sonra evlatlık oğlu Chang Pao ile evlenmiştir. Çin Hükümeti korsanlar için, barış karşılığında genel bir af teklifinde bulunduğunda Shih bu teklifi kabul etmiştir. Emrindeki tayfası, yağmalamış oldukları ganimetleri ellerinde tutmuş ve asker olarak işe alınmışlardır. Shih 69 yaşına kadar yaşamış ve ömrünün sonuna kadar yeni kocasıyla birlikte kumarhane ve genelev işletmiştir.

Bonus : Türk Korsan Pîrî Reis (Osmanlı, 1460’ların ikinci yarısı – 1554)

Piri Reis

Pîrî Reis, Osmanlı Devleti döneminde önemli bir gemici olarak bilinmektedir. Ancak Osmanlı adına çalışmaya başlamadan önce kendisi Akdeniz‘de korsanlık yapmaktaydı. Amcası olan Kemal Reis ile birlikte 1487 ve 1493 yılları arasında birçok yağmaya katılmıştır. Venedik seferine hazırlanan dönemin padişahı II. Bayezid, Akdeniz’deki korsanları Osmanlı donanmasına katılmaya davet etmiştir. Pîrî Reis bu teklifi kabul ederek Osmanlı Devleti adına çalışmaya başlamıştır. 80 yaşının üzerine kadar Osmanlı donanmasında görev alan Pîrî Reis’e Hürmüz adasını ele geçirme görevi verilir. Bu görev sırasında Portekiz halkına bulaşmaması istenmiştir ancak Pîrî Reis, Portekiz donanmasıyla çatışmaya girer ve bu savaştan galip gelir. Bunun üzerine Portekiz halkı, kuşatılmaya çalışılan Hürmüz adasına kaçar ve buradaki kale sayesinde adayı savunurlar. Bölge halkının Portekizlilere yardım etmesi üzerine adayı yağmalayan Pîrî Reis’e yakalanma emri çıkarılır. Dönemin padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın fermanıyla 1554 yılında Kahire‘de idam edilir.