Mutlu Yıllar Albert Einstein!

Dünya bilim tarihine adı altın harflerle kazınan ve yaşadığı dönemde varlığını tespit ettiği bilimsel kuramlar halen yürürlükte olan bilim adamı Albert Einstein, bundan tam 137 yıl önce Almanya‘ın (o dönemki Alman İmparatorluğu) Ulm şehrinde doğmuştur.

Küçük yaştan itibaren bilime merak duyan Einstein’in hayatı, ailesinin bir Yahudi geleneği olarak yemeğe davet ettiği yoksul üniversite öğrencisi Max Talmud ile tanışmasının ardından değişir. Talmud, Einstein’in bilim merakını fark etmiş ve bunun üzerine gitmiştir. Talmud, henüz 13 yaşında olan Einstein’a Emmanuel Kant‘ın ‘Saf Aklın Eleştirisi‘ kitabını hediye etmiş ve sürekli bilimsel kaynaklar okutmaya çalışmıştır.

Einstein2

Aldığı dini eğitim de Einstein’ın bilimsel yönünün inanılmaz derecede kuvvetlenmesine sebep olmuştur. Bir dönem ciddi bir şekilde dindar kimlik arayışına giren Einstein, henüz ergenlik çağlarında kapıldığı bu akımı kısa süre sonra kendiliğinden bırakmıştır. Dini kitapların, okuduğu bilim kitaplarıyla aynı doğrultuda olmayışı Einstein’ı sorgulamaya itmiş ve almış olduğu din derslerinin kendisine en büyük katkısı sorgulama yetisi olarak kalmıştır.

Okula başlayacağı dönemde uzunca bir süre konuşma zorluğu çeken Einstein, o dönemde pek ışık vermeyen bir çocuk olsa da bugün halen adından bahsettiren bir bilim adamı olabilmeyi başarmıştır. 1921 yılında Nobel Fizik Ödülü‘nü alan bilim adamının akademik kariyeri oldukça parlaktır.

Atom Bombası

Einstein, 1933 yılında bazı üniversiteleri ziyaret etmek için gittiği Amerika’dayken, Almanya’da yahudilere yönelik pek çok yasak getirilmeye başlandı. Aralarında Einstein’ın eserlerinin de olduğu kitaplar yakılırken Einstein, tekrar Almanya’ya dönmemeye karar verdi.

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde bir grup bilim adamı, Amerikan Hükümeti’ni Almanların atom bombası araştırması ile ilgili olarak uyardı ancak hükümet bu uyarıyı önemsemedi. Hemen ardından aynı gruptan bilim adamları, Einstein’ın da desteğini alarak uyarıyı yenilediler.

Einstein

Mektupta Amerika’nın da derhal aynı araştırmalara yönelmesi gerektiği ve şayet Hitler’in ABD’den önce sonuca ulaşması halinde atom bombasını kullanmaktan asla çekinmeyeceği belirtiliyordu.

Söz konusu mektup, bugün bilinen Dünya tarihinin seyrini değiştirmiştir. Zira Amerikan Hükümeti, atom bombası araştırmasına bu mektuptan sonra başlamış ve devamında ciddiyetle üzerinde durmuştur. O dönem ABD Başkanı olan Roosevelt bu mektubun ardından, Hitler’in ‘atom bombasına sahip olması’ riskini göz ardı edememiştir.

İkinci Dünya Savaşı’nda atom bombasını geliştirebilen tek ülke Amerika Birleşik Devletleri olmuş ve savaşı da yine onlar, atom bombası ile kazanmıştır.

Einstein1

Albert Einstein ise ölümünden bir yıl önce 1954’te arkadaşı Linus Pauling’e; ‘Hayatımda tek bir büyük hata yaptım: Başkan Roosevelt’e atom bombası yapmasını öneren mektubu imzalamak. Ama bunun da bir bahanesi var.. Atom bombasını Almanların daha önce yapması tehlikesi‘ demiştir.

Beyni Çalındı

Einstein, 18 Nisan 1955‘te Princeton Hastanesi’nde vefat etmiştir. Otopsisini yapan doktoru Thomas Stoltz Harvey, Einstein’ın beynini çıkarmış ve cesedi yakılmak için hazırlarken beyni çalmıştır. Bu olaydan yaklaşık yarım asır sonra doktor, sakladığı beyni tekrar Princeton Hastanesi’ne iade etmiştir.


Kaynaklar;

Albert Einstein – Wikipedia
Einstein – Doug – Long.com