Mısır Firavunu’nun Meteordan Yapılan Hançeri

Firavun Tutankamon, eski Mısır Uygarlığı‘nda M.Ö. 1332 ve M.Ö. 1323 yılları arasında hüküm sürmüştür. Mezarı, diğer krallarınkine kıyasla çok daha gösterişli olan Tutankamon’un hangi sebeple öldüğü konusu halen gizemini korumaktadır. Çok genç yaşta firavun mertebesine erişen Tutankamon, kısa süren hükümranlığının ardından 19 yaşında vefat etmiştir.

Mezarı gösterişli olsa da; bir firavun için çap olarak küçük kalmıştır. Durumun böyle olması, Tutankamon’un ölümünün ani oluşu ile ilişkilendirilmektedir. Bu düşünceye göre Tutankamon aniden ölmüştür ve aslında başka bir soylu için hazırlanan mezara alelacele gömülmüştür.

The golden sarcophagus of King Tutankhamun in his burial chamber is seen in the Valley of the Kings, in Luxor, Egypt, November 28, 2015. Chances are high that the tomb of Ancient Egypt's boy-king Tutankhamun has passages to a hidden chamber, which may be the last resting place of Queen Nefertiti, and new evidence from the site will go to Japan for analysis, experts said on Saturday. REUTERS/Mohamed Abd El Ghany

Firavun’un mezarı 1922 yılında, George Herbert‘ın finanse ettiği araştırma kapsamında Howard Carter isimli arkeolog tarafından bulunmuştur.

Mezarı içerisinde bir at arabası, Tutankamon’un tahtı, pek çok özel eşyası ve iki adet hançeri bulunmuştur. Bu hançerlerden biri altın saplı, kristal topuzlu demir hançer, diğeri ise altından yapılmış olan hançerdi. Bunlardan özellikle demir olan, Carter’ın keşfinden bu yana araştırmacılar için ciddi bir inceleme konusu teşkil ediyordu. Çünkü Tutankamon’un hüküm sürdüğü dönemde Mısır Uygarlığı‘nda demirin yaygın bir kullanımı yoktu ve daha da ilginci; bulunan hançerin metali geçen binlerce yıla rağmen halen paslanmamıştı.

Tutankamon2

Son dönemde yapılan bir çalışma ile hançerin bu ilginç özelliklerinin nedeni anlaşıldı. Zira Tutankamon’un hançerinde kullanılan demir, yeryüzünde mevcut olan bir kaynaktan değil; uzaydan Dünya’ya inen bir meteordan alınmıştı.

İtalyan ve Mısırlı araştırmacıların ortak çalışmasında hançerin demir kısmının kimyasal yapısı incelendi ve yüksek oranda nikelin yanı sıra düşük miktarda kobalt içerdiği anlaşıldı. Hançer demirinin kimyasal yapısı ile aynı bölge ve çevresinde tespit edilen pek çok meteorun yapısı karşılaştırıldığında; söz konusu demirin de Dünya dışı bir kaynaktan geldiği tespit edildi.

Tutankamon3

Bu keşif her ne kadar ilginç ve heyecan uyandırıcı olsa da; aslında şaşırtıcı değil. Çünkü Eski Mısır’da Tutankamon’un hüküm sürdüğü dönem ve öncesinde ‘bronz çağı‘ olarak adlandırılan dönem yaşanmaktaydı ve metal ustaları henüz demiri cevherden eriterek ayırmayı başarabilmiş değillerdi. Daha düşük erime sıcaklığına sahip olan bakır, kalayaltın gibi madenler ve hatta bakır kalay alaşımı olan bronzla eşyalar üretilirken, bunlara nazaran çok daha yüksek sıcaklık gerektiren demir işçiliği ne başlayabilmiş değillerdi.

Mısırlıların ellerinde olan nadir demir eşyalar da yeryüzündeki cevherlerden değil, uzaydan gelen kaynaklardan elde edilenlerdi. Çünkü metal ustaları her ne kadar yeryüzündeki cevherlerden demiri ayrıştırmak için gereken sıcaklığa ulaşamasalar da; uzaydan gelen demir yoğunluklu meteorlarda konstantre halde bulunan demirle çalışabiliyorlardı. Çünkü bu meteorlar sayesinde demire doğrudan erişim sağlayabiliyorlar ve çok yüksek ısı gerektiren, yeryüzündeki demir cevherinden madeni ayrıştırma sürecini es geçebiliyorlardı.

Tutankamon4

Bu nedenlerle Eski Mısır’ın o döneminde ‘demir‘, diğer madenlere göre çok daha değerliydi. Dolayısı ile Firavun Tutankamon’un hançerinin uzaydan gelmiş bir demirle yapılması, şaşırtıcı değildir.

Ayrıca Eski Mısır’dan kalma hiyerogliflerden elde edilen bilgilere göre de o dönemde ‘demir’, sadece ‘demir’ değil, ‘gökten gelen demir‘ olarak ifade edilmektedir. Dolayısıyla Eski Mısırlılar bu kaynağın nereden geldiğini o dönemde dahi gayet iyi bilmekteydiler. Firavun için de o dönemde böylesi bir eşyadan daha değerli bir armağan düşünülemezdi sanıyoruz.


Kaynak :

Popsci.com, Wikipedi,