Truman Sendromu ve Günümüz Dünyası Üzerine

İlk bakışta her ne kadar normal gözükse de Truman Sendromu (Truman Sanrısı/Takıntısı, resmi olmayan kaynaklarda Sendromu olarak da geçmektedir*) aslında günümüzün vebasıdır.  “Sanki etrafta milyonlarca göz var ve hepsi de bizim üzerimizde”, böyle bir durumda kim normal hareket edebilir ki…

Bu sendroma yakalanmış olan bireyler kendilerini sürekli “bir televizyon şovunda yaşıyormuş gibi” zannetmektedir. Hayatlarının tıpkı bir filmdeki gibi gizli kameralar tarafından takip edilip kaydedildiğini ve televizyonda yayınlandığını; hatta daha da öteye giderek bazı güçler tarafından yönetilip ve yönlendirildiğini düşünüyorlar.

Bu sendroma sahip kişiler genellikle başarılı ve göz önünde olan insanlardır. Geliştirdikleri anormal düşünce tarzı ile devamlı kameralarla izlendiklerini düşünüp içinde bulundukları dünyayı da sahte olarak algılarlar.  Hatta yakın çevrelerindeki insanlar bile onlar için gerçek olmanın ötesinde sadece birer oyuncudur. Benzer bir düşünce sistemi ile televizyonda yer edinen yayın akışlarının hepsi de belli düşünceleri empoze etmek içindir. Yaşadıkları bütün olaylar da başka insanları (onlara göre ekran başındakileri) eğlendirmek amacıyla kurgulanmıştır.

Rahatsızlığın temeli ise The Truman Show adındaki; Andrew Niccol tarafından yazılan ve Peter Weir‘ın yönettiği 1998 yapımı filmdir. Filmde Jim Carrey, Laura Linney, Ed Harris ve Natascha McElhone gibi yıldızlar yer almıştır. Bu yapım izleyicisini, günümüz şartlarının bir film kurgusuna çok yakın olmasının da katkısı ile gerçekten etkilemiştir. Gerçek ve gerçek olmayan arasındaki o ince çizgi; bu film sayesinde bir anda ortadan kalkmıştır.

(Aşağıdaki paragrafta, The Truman Show isimli film hakkında bir miktar ön bilgi bulunmaktadır. Filmi izlememiş olan okuyucularımızın bunu göz önünde bulundurmasını tavsiye ederiz.)

Filmde Truman Burbank (Jim Carrey), bebekken bir TV kanalı tarafından evlat edinilir. O andan itibaren de “Truman Show” adlı bir televizyon programında bizzat kendisini oynamaktadır. Bu durumdan habersiz yaşayan Truman, mükemmel olmasının yanında çok rutin bir hayata sahiptir. Truman Burbank, kartpostalları aratmayacak güzellikte bir adada yaşamaktadır. Bir işi, evi ve çok sevdiği bir karısı vardır. Ancak Truman dışında herkes bunun bir oyun olduğunu bilir. Truman’ın yaşamı; gerçek zannettiği bu stüdyo ortamında tam otuz yıl boyunca aralıksız ve reklam vermeden 24 saat boyunca canlı olarak televizyonda yayınlanmaktadır. Truman; içinde bulunduğu yapay stüdyodan bihaberdir ve ona göre bu stüdyo gerçeğin ta kendisidir…

Şimdi bu durumu biraz günümüze yorumlayalım: Bilim insanları, bu hastalığın popüler kültürün ve televizyon kültürünün, insanların akli dengeleri üzerinde yarattığı etki açısından vardığı noktayı gözler önüne serdiğini söylüyor.

Ayrıca günümüz koşullarını bu sendrom nazarında incelersek, filmdekinin tıpatıp aynısı bir durum söz konusu olmasa da ilerleyen teknolojinin ve insanın teknoloji bağımlığının bu duruma benzer bir hal aldığı hususu önümüze; reddedilemeyecek bir gerçek olarak çıkıyor. Hatta adeta, Truman Show haline gelmeden önceki evreleri yaşıyoruz desek de yanlış olmaz herhalde. Çünkü günümüz teknolojisi yüzünden insanları; ağırlıklı olarak internetin sebep olduğu yeni ve ilginç pek çok hastalık beklemektedir. Örnek vermek gerekirse Youtube-Narsizmi kişinin kendisini tanıtmak için sürekli kendi videolarını internet sitelerinde yayınlama ve yayınlatma arzusunu içeriyor. Peki bu durum Truman Show’dan ne kadar faklı?


Kaynak: Wikipedia*

Fotoğraf: Yazımız içeriğinde kullanılan ilk görsel; Unsplash sitesinden alınmıştır ve fotoğraf üzerinde Matthew Henry hak sahibidir.