The Man From Earth – 14.000 Yaşında Bir Adamın Hikayesi

The Man From Earth (Dünyalı), uzun süredir izlemeyi planladığım bir filmdi. En sonunda izleme şansı buldum. 87 dakikalık bir film ve bir dakikasında bile sıkılmadım diyebilirim. Oyunculuk vasatı aşamasa da göze batacak kadar kötü değildi, zaten filmin hikayesi izlerken insanı içine çekiyor. Ayrıca film tek mekanda çekilmesine rağmen asla boğmuyor. (Oyuncularla ilgili bir parantez açıp baş rolümüz David Lee Smith‘i de Robert De Niro‘nun gençliğine çok benzettiğimi eklemek istiyorum).

SpoilerBar2

man-from-earth1

Filmden kısaca bahsetmek gerekirse yapım; üniversitede tarih profesörü olan John Oldman‘ın görevini bırakma kararı sonrasında okuldaki meslektaşlarının veda etmeye gelmesi ve neden okulu neden bıraktığıyla ilgili ısrarcı sorularından sonra John’un 14.000 yaşında olduğunu itiraf etmesi sonrasında yaşananları konu alıyor. Filmin konusunu ilk okuduğum zaman beklentim; 14.000 yıl boyunca yaşamanın dışarıdan bakılınca ne kadar cool ve özendirici görülse de aslında iç yüzünün öyle olmadığı, tanıdığı insanlar birer birer ölürken kendisinin hayatta kalmasının aslında ne kadar acı verici olduğu, aile kuramadığı, uzun süren arkadaşlıklar edinemediği ve bunların bir insan için ne kadar önemli olduğunu anlatan bir filmdi fakat öyle olmadı.

man-from-earth2

Düşündüğümün aksine film John Oldman’ın (David Lee Smith) 14.000 yaşında olduğunu söyledikten sonra odada bulunanların bunu sorgulamasını anlatıyor. Odada birer arkeolog, biyolog, hıristiyanlık dini uzmanı, tarihçi bulunuyor ve 14.000 yaşındaki abimizi herkes kendi alanında sorguya çekerek çürütmeye çalışıyor. Film ilerledikçe de ortaya atılan bu bilgiyi hem çürütemeyeceklerini ve hem de asla kabul edemeyeceklerini fark ediyorlar. Profesörün 14.000 yaşında olduğunu kanıtlamak için verdiği bilgilerse basit ve temel bilgiler. O kadar ki izlerken verilen bilgilerin bir çoğunu biliyor olmak filmin içine girmenizi fazlasıyla kolaylaştırıyor. Filmin en çok dikkatimi çeken ve beni cezbeden kısmı Hristiyanlık ile İsa Peygamber hakkında söylenenlerdi.

Oyunculuklar haricinde filmde hoşuma gitmeyen tek kısım sürpriz sonunu seyirciye çok iyi verememiş olmalarıydı. Sanki aceleye getirilmiş gibiydi ve ne şok etkisi yarattı ne de vermesi gereken o duygusallığı verebildi. Sonuç olarak film; boş bir akşamınıza keyif katacak, 87 dakikanızı keyifli geçirmenizi sağlayacak bir yapım.

  • aydan

    güzel bir inceleme yazısı olmuş. teşekkürler.

    • Güzel yorumunuz için çok teşekkürler Aydan Hanım.

      Sevgiler 🙂